Güncel Duyurular

1- 01.01.2019 tarihi itibariyle E-Fatura, E-Arşiv Fatura ve  E-Defter Uygulamalarına zorunlu olarak dahil olması gereken mükellefler hakkında.

20.6.2015 tarih ve 29392 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren ve e-Fatura ve e-Defter uygulamaları çerçevesinde zorunluluk getirilen mükelleflerin kapsamını belirleyen 454 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nden anlaşılacağı üzere;

  1. a) 2017 hesap dönemi brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflere:

İlgili hesap dönemine ilişkin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren (normal hesap dönemine tabi olanlar için bu tarih 1/1/2019’dur),

  1. b) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükelleflere (Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu bent kapsamında değerlendirilmeyecektir.)

Lisans aldıkları tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren (lisans alma tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler açısından bir sonraki hesap döneminin başından itibaren )

  1. c) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükelleflere,

Mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren

(mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin başından itibaren),

e-Fatura ve e-Defter uygulamalarına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

Öte yandan, 24.12.2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren ve İnternet Satışı Nedeniyle e-Arşiv Uygulamasına Geçiş Zorunluluğu Getirilen mükelleflerin kapsamını belirleyen 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’den anlaşılacağı üzere;

İnternet üzerinden mal ve hizmet satışı yapan ve 2017 hesap dönemi brüt satış hasılatı 5 Milyon TL ve üzerinde olan mükelleflere 1.1.2019 tarihi itibariyle e e-Arşiv Uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

Bu kapsamda, belirtilen özellikleri haiz mükelleflerimizin vergisel uygulamalar bakımından hukuki bir sorun yaşamaması ve cezai işlemlere maruz kalmaması adına 31.12.2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-Defter uygulamalarına

ilişkin gerekli başvurularını ve hazırlıklarını aşağıdaki adresler üzerinden elektronik ortamda yapmaları gerekmektedir.

MALİ MÜHÜR BAŞVURUSU İÇİN: https://mportal.kamusm.gov.tr/bp/edf.go E-FATURA BAŞVURUSU İÇİN: https://portal.efatura.gov.tr/efaturabasvuru/ E-DEFTER BAŞVURUSU İÇİN: https://uyg.edefter.gov.tr/edefterbasvuru/

Temin işlemlerinin alabileceği süreler de göz önünde bulundurularak elektronik imza araçlarının, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-Defter uygulamalarına son başvuru tarihi olan 31.12.2018 tarihinden önce temin edilmesi, söz konusu uygulamalara mükelleflerimizin süresinde başvuru yapılması bakımından önem arz etmektedir.

Mükelleflerimizin elektronik imza araçlarının başvurusu sırasında, mükellefiyetlerine ilişkin vermiş oldukları ve ilgili sertifika makamları tarafından da MERSİS ve MERNİS kayıtları çerçevesinde kontrol edilip kendilerine ilgili başvuru uyarı ekranlarında gösterilen bilgilerini; mali mühür veya nitelikli elektronik sertifikaların hatasız, doğru şekilde üretimi ve zaman kaybına yol açmaması bakımından dikkatle kontrol etmeleri gerekmektedir.

Kamuoyuna önemle duyurulur.

2- 7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu Maddesinin Onüçüncü Fıkrasının (a), (b), (c) ve (e) Bentlerinde Yer Alan Sürelerin, Bitim Tarihinden İtibaren 6 Ay Uzatılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 405)

(13) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar ve tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların yurt dışında elde ettikleri bazı kazançları hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.

  1. a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu fıkradaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.
  2. b) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
  3. c) (a) bendi kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu fıkranın yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu fıkra hükümlerinden yararlanılır.
  4. e) Gelir veya Kurumlar Vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Beyan edilen sözkonusu varlıklar, 30/11/2018 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, sözkonusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, 31/12/2018 tarihine kadar ödenir.

3- Yeniden Değerleme Oranı

Resmi Gazete No: 30611

Resmi Gazete Tarihi: 30/11/2018

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2018 yılı için % 23,73 (yirmiüç virgül yetmişüç) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2018 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

4- Defter Beyan Sistemi Güncelleme Duyurusu

Kaydedilen gelir belgelerinin “tahsilat türü (kredi kartı, banka/nakit)” bilgisine “Gelir Listele” menüsünden ulaşılmasına ilişkin özellik kullanıma açılmıştır.

5- 2018/39 Sayılı SGK Genelgesi

SGK BORÇLARI ARTIK DAHA KOLAY ŞARTLARDA ÖDENEBİLECEK

 

SGK’ya olan borçlarını ödemede hüsnüniyet sahibi olmalarına rağmen ödeyemeyenler için 5510 sayılı Yasanın 88/16. fıkrasına “Cumhurbaşkanı, Kurumun 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen alacakları için anılan Kanunun 48/A maddesini; en az üç yıl süreyle prim yükümlüsü olup son üç yıl içerisinde verilmesi gereken bildirgeleri kanuni sürelerinde vermiş olanlardan başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmemiş borcunu borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödeyememiş olanlar hakkında uygulatmaya ve uyumlu prim borçlularını belirlemeye yetkilidir.” Şeklinde yeni bir fıkra eklenmiştir.

Ayrıca söz konusu Kanun hükümlerine dayanılarak 2018/11500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48/A Maddesine Göre Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Yönetmelik yayımlanmış, uygulamanın usul ve esasları ise SGK tarafından çıkarılmış olan 2018/39 sayılı Genelgeyle belirlenmiştir.

Ödeme kolaylığından yararlanma şartları

Ödeme kolaylığından yararlanılabilmesi için;

1- Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunması

2- En az üç yıldır prim ödeme yükümlüsü olunması

3- Son üç yıl içinde düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin (düzeltme amaçlı olarak sonradan verilenler hariç) yasal süresi içinde verilmiş olması

4- Başvuru tarihi itibarıyla vadesi bir yılı geçmiş borcun bulunmaması

5- Mali açıdan çok zor durumda bulunulması,

6- Sigortalı çalıştırmaya devam ediliyor olunması

Gerekiyor.

Kapsama giren borçlar

6183/48-A maddesi kapsamına 1/1/2018 tarihinden itibaren vadesi gelen ve tecil talep tarihi itibarıyla bir yılı aşmayan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borçları girmektedir.

Başka bir ifadeyle ödeme vadesinin sona erdiği tarihten bir yıllık süre aşılmamak kaydıyla 2017/Aralık ve sonraki dönemlere ilişkin borçlar 48/A maddesi kapsamında taksitlendirileblecektir.

Borcun faizinin hesaplanma ususlü

6183/48-A maddesi kapsamında başvuruda bulunan işverenlerin ödeme vadesi geçmiş borçlarına gecikme cezası ve gecikme zammı yerine, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) oranları basit usulde uygulanacaktır.

Bu şekilde hesaplanacak olan ana para ile faiz borcu toplamına yıllık % 22 olan tecil faizi, çok zor durum derecesine bağlı olarak %1,1 ila %16,5 arasında değişen oranlarda uygulanacaktır.

Taksit süresi

Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan işverenlere 6 ila 60 ay arasında değişen sürelerde taksit yapılacaktır.

Teminat tutarı

6183/48-A maddesi kapsamında başvuruda bulunan işverenler için 500.000 TL’ye kadar olan borçlarda teminat aranmayacaktır. 500.000 TL’yi aşan kısım için ise borcun  % 25’i oranında teminat alınacaktır.

Tecil ve taksitlendirme hakkının kaybedilmesi

İkiden fazla aylık taksitin süresinde ve tam olarak ödenmemesi halinde tecil ve taksitlendirme işlemi bozulacaktır. İkiden fazla olmamak kaydıyla ödenmeyen veya eksik ödenen taksitin en geç son taksit süresine kadar (bu tarih dâhil) tam olarak ödenmesi gerekir.  Aylık taksit miktarının %10’unu geçmemek kaydıyla 10 TL’ye kadar eksik ödemeler taksit ihlali sayılmaz.

Ayrıca bir takvim yılında ikiden fazla cari ay priminin süresinde ve tam olarak ödenmemesi halinde tecil ve taksitlendirme işlemi bozulur. Bir takvim yılında tam olarak ödenmeyen en fazla iki cari ay priminin son taksit süresini geçmemek kaydıyla borç dönemini izleyen takvim yılı sonuna kadar tam olarak ödenmesi halinde tecil ve taksitlendirme işlemi bozulmaz.

Tecil ve taksitlendirmenin bozulması halinde, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanan tutar yerine, gecikme cezası ve gecikme zammı hesabı 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre yeniden hesaplanır. Ödenen taksitler (tecil faizi hariç) borca mahsup edilir, tahsil edilmiş bulunan tecil faizlerinin tecile konu toplam borç içindeki gecikme cezası ve gecikme zammına isabet eden bölümü irat kaydedildikten sonra, kalan tutar gecikme zammına mahsup edilir.

Hacizli mallarla ilgili işlemler

Hacizli malın, belirlenen değerinin yarısından az olmamak üzere satış bedelinin yarısının SGK’ya ödenmesi kaydıyla bu malın borçlu tarafından satışına SGK tarafından izin verilebilecektir.

Borç miktarı 2.000.000 TL ve altında ise satışına izin verilecek malın değeri konusunda Kanunda sınır konulmamıştır. Borç miktarı 2.000.000 TL’nin üzerinde ise satışına izin verilecek malın değeri 2.000.000 TL’yi aşmamalıdır.

Meslek mensuplarının düzenleyecekleri ‘’Çok Zor Durum Halinin tespitine ilişkin Rapor’’ için dikkat etmeleri gereken hususlar

Çok Zor Durum Haline Tespitine İlişkin Rapor genelgenin ekinde bulunan (Ek1-b) örneğine uygun olarak 3568 sayılı kanuna göre ruhsat almış serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenecektir. Ancak meslektaşlarımızın raporu düzenlerken aşağıda belirtilen hususlara dikkat etmeleri ileride SGK’na karşı cezai ve mali sorumluluklarla karşılaşmamaları açısından önem arz etmektedir;

– Rapor talep tarihinden en çok üç ay önceki verilere göre yazılabilir,

– Rapora ruhsat belgeleri ve yaptıkları hesaplamaya esas belgeler eklenecektir,

– İşverenin veya alt işverenin defter ve belgelerini düzenleyen meslek mensupları, aynı işveren ve alt işveren için veya kendilerinin, boşanmış dahi olsa eşinin usul füruundan birinin veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kayın hısımlarının ya da bunların yönetici oldukları veya yönetiminde görev alarak ortak oldukları işyerleri hakkında rapor düzenleyemezler,

– Taksitlendirme işleminde mali tablo analizi için meslek mensupları tarafından hazırlanacak raporlar Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla esas alınacaktır,

– Düzenlenen rapor neticesinde, tecil ve taksitlendirmen yararlanmaması gerektiği halde yararlanmış olması durumunda borç ödenerek tecil ve taksitlendirme işlemi bitmiş olsa bile tecil ve taksitlendirme işlemi iptal edilecektir. Kasten gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek Kurum zararına sebebiyet verdiği anlaşılan meslek mensupları oluşan Kurum zararından borçlu ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar,

– Çok zor durum derecesinin olması gerekenden yüksek gösterildiği durumlarda ise tecil işleminin devam etmesi halinde ödeme planı revize edilerek yeni plana göre aradaki fark tutarın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi istenecektir. Ödenmemesi halinde tecil işlemi iptal edilecektir. Tecil ve taksitlendirmeye konu borcun ödenmesinden sonra bu hususun ortaya çıkması halinde ise aradaki farkın ebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi istenecek, aksi halde geriye doğru iptal işlemi yapılacaktır,

– Kurum zararına sebebiyet verdikleri veya henüz zarar doğmamış olsa bile Kurumu yanılttıkları tespit edilen meslek mensuplarının 5 yıl boyunca bu kapsamda düzenledikleri raporlara itibar edilmeyecektir,

– Söz konusu meslek mensuplarının şirket halinde çalışması durumunda, düzenlenecek raporlardan doğacak cezai ve mali sorumluluk, raporu düzenleyen meslek mensubuna aittir,

– Kurum her zaman sor durum halini incelemeye her zaman yetkilidir.

– Çok zor durum halinin tespitinde nakit oranın 0,1 veya 0,1’den küçük olması, likidite oranının 0,7 veya 0,7’den küçük olması, kaldıraç oranının 0,7 veya 0,7’den büyük olması şartlarının bir arada bulunması gerekir. 3 şartın birlikte sağlanmaması halinde tecil taksitlendirme talebi işleme alınmaz.

 Dikkat edilecek diğer hususlar

– Likidite ve kaldıraç analiz tablolarına göre ayrı ayrı tespit edilen dereceler toplanarak çok zor durum derecesi bulunur ve tespit edilen bu dereceye göre azami tecil süresi tespit edilir.

– Tespit edilen süreler azami tecil ve taksitlendirme süreleri olup tecil ve taksitlendirmeye yetkili makamlarca daha az süreli tecil ve taksitlendirme yapılabilir.

– Çok zor durum halinin tespitinde kullanılan oran hesaplamalarında virgülden sonraki iki rakam dikkate alınır ve herhangi bir yuvarlama işlemi yapılmaz.

–  Borcun ünitede tescilli işyerinden kaynaklanması halinde, tecil ve taksitlendirme talep tarihi itibarıyla ünitedeki işyerlerinden en az bir tanesinin faal olması gerekir.

–  Borcun 4/b sigortalıdan kaynaklanması halinde talep tarihinde bu statüdeki sigortalının terk edilmemesi gerekmektedir.

–  4/b sigortalı yönünden aktif olunmasına rağmen işverenlik yönünde faal olunmaması (sigortalı çalıştırılmaması) halinde sadece 4/b sigortalılığından kaynaklanan borçlar için tecil ve taksitlendirilmeye başvurulabilecektir.

–  Tecil ve taksitlendirme kapsamına sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı girmektedir. Damga vergisi borcu yönünden tecil talebi kabul edilmeyecektir.

–  Kapsama giren borç türlerinin tamamı için tecil talebinde bulunulması gerekir.

–  Asıl kurum borçlusu ( gerçek veya tüzel kişi) dışında kalan kefiller, şirket ortakları, üst düzey yöneticiler, şirket müdürleri, yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ve kanuni temsilciler gibi kurum borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutarlar için madde hükmünden yararlanamayacaktır.

–  Asıl işveren tecil ve taksitlendirme için başvuruda bulunması halinde alt işverenin borçlarından da sorumlu olduğundan alt işverenin borçları da dahil edilmek suretiyle tecil ve taksitlendirme işlemi yapılacaktır.

–  Asıl işveren tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmamış ise alt işverenin borçları için tecil talebinde bulunması halinde, bu borç asıl işverenin borcundan bağımsız olarak taksitlendirilebilecektir.

– Taksitler aylık dönemler halinde eşit olarak ödenir. Ancak borçlularca kademeli ödeme planında ısrar edilmesi ve ünitece borçlunun taksitlerini eşit olarak ödeyemeyecek durumda olduğuna kanaat getirilmesi halinde, en fazla ilk 6 taksit, eşit taksitlere bölünmüş ödeme planındaki taksit tutarının %50 sinden az olmamak kaydıyla kademeli olarak tecil ve taksitlendirilebilir.

2018/39 sayılı genelgenin tamamına ulaşmak için aşağıdaki linki tıklayınız.

S.M.M.M. Lütfi GÜLBENK’ sitesinden alınmıştır.